Kur Sistemi, Maliye Politikaları ve Tam Sermaye Hareketliliğinde Sıkışan Türkiye

 

Birol GÜVEN /Yeminli Mali Müşavir /Sorumlu Denetçi

Bir hastanın doktora gittiğinde yapılacak tedavi sürecinde aldığı ilaçlar çoğunlukla iyi gelirken aynı ilaçlar bazı yan tesirleri ile birlikte bir takım olumsuzluklara neden olabiliyor. Tedaviyi yapacak Doktor, hastaya yan etki yapan ilaçların olumsuzluklarını iyi bilmesi lazımdır ki hasta iyi olabilsin ve bundan etkilenmesin.
Ekonomi yönetiminde de iyi yönde ekonomik tedbirler ve politikalar uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu esnada ekonomide İyileştirelim derken daha kötü durumlara düşürmek olabiliyor. Onun için her bünyenin gösterdiği reaksiyonlar farklı olduğu gibi her ülkenin ekonomik ve sosyal yapıları aynı şekilde alınan tedbirlere uyum
sağlamıyor.
Dememiz şu ki Dünya’da uygulanan iktisat, para ve piyasa politikaları bellidir. Bu politikaların her ülkeye her ekonomiye aynı şekilde uygulanması aynı sonuçları doğurmayabiliyor. Ekonomiyi iyileştirme sürecinde daha sıkıntılı durumlara düşürülebiliyor. Bir ülkede uygulanan kur sisteminde de aynı hasta-ilaç-yan etki benzeri durumlar yaşanabiliyor.

Esnek Kur Sisteminde Genişletilmiş Maliye Politikaları Nasıl Yürütülür? 
Esnek döviz kuru sisteminde, döviz kuru, piyasalarda serbestçe belirlenmektedir. Bu sistemde dış ödemeler dengesi açık veriyorsa döviz talebi, döviz arzından fazla olacağından döviz kuru sürekli yükselme eğilimindedir. Merkez Bankası yakın geçmişte döviz kuruna sürekli müdahale ederek döviz rezervini azaltmıştır. Oysa esnek kura müdahale etmeseydi hem rezerv yok olmazdı, hem de piyasada arz-talep yerine oturabilirdi. Cari açık devam ettiği sürece esnek döviz sisteminde döviz, yükselme eğiliminde olacaktı. Döviz kuruna müdahale yapılmadan serbest dalgalanma ile döviz arz ve talebi belirlenmektedir. Döviz kurundaki dalgalanmalar, enflasyon ve faiz oranları bu denklemin içerisinde yer alır.

Dövize karşı talebi faizle önlemek pekala mümkündür. Döviz satarak döviz kuruna müdahale yerine birkaç puanlık faiz artışıyla dizginlenebilirdi.
Genişletici maliye politikaları: ekonomiyi canlandırmak için kamu harcamalarının arttırılması, vergilerin düşürülmesi ve benzeri yollarla bütçe açıklarının arttırılmasıdır. Maliye politikalarının etkin olup olmadığını IS-LM analizi yaparak görebiliriz. Genişletici Maliye Politikalarında IS eğrisi daima sağa kaymaktadır. Faiz oranlarını yükselterek LM eğrisini dik durumda olması amaçlanır. Yüksek Faiz Oranlarında yatırım harcamaları kısıtlanır.

Ülkenin borç stokunun milli gelire oranının düşük olması ve vadesinin uzun olması gerekir ki Faiz ve kur dalgalanmalarına karşı hassas olmasın. Çok hassasiyet gösteriyorsa genişletilmiş maliye politikası başarısız olması demektir. Bu sistemde faizler yükselir, enflasyon artar. Yapılan işler bozulur.

Daraltılmış Maliye Politikaları ise enflasyonu düşürmek için kamu harcamalarını düşürmeye ve vergileri arttırmaya yönelik araçları kullanarak bütçe açığını yok etmeye çalışmaktadır. Kamu harcamalarının azaltılmasını ve vergilerin artırılmasına yönelik Daraltıcı Maliye Politikasında IS eğrisinin sola kaymasını, LM eğrisinin ise pozitif yönde eğilimli olmasını sağlar. Bu politika enflasyon yüksek olduğunda uygulanmalıdır. Dengeyi koruyabilmek için talebi azaltacak politikalar izlenmelidir. Eğer talep engellenemiyorsa kamu harcamalarını azaltmalıyız.

Genişletici maliye politikasında IS eğrisi sağa kayar. Örnekte IS1’den IS2’ye geçtiği gibi. Daraltıcı maliye politikalarında tam tersi olur. Sola kayar.

Sabit Kur Sisteminin Politikalara Etkisi 
Sabit Döviz Kuru sistemi, dövizin fiyatının Merkez Bankasınca belirlenip ilan edildiği sistemdir. Sabit Kur Sisteminde para ve maliye politikaları ile denge kurmaya çalışılır. Dış ödemeler dengesinde cari açık olduğunda dövize talebi önlemek için piyasaya döviz satılır. Piyasadan yerli para Merkez Bankası tarafından çekilmektedir. Para ve Kredi hacmi daraltılmakta, faiz oranları yükseltilmektedir. Bu durumda ithalat azalır, ihracat artar. Ödemeler dengesinde fazlalık olduğunda tam tersi yapılır.

Geçmişte sabit kur sistemi uygulanmıştı. Bu durum serbest piyasa ekonomisine ters bir durumdur. Ekonominin tamamen devletin kontrolünde olduğu ekonomilerde geçerlidir. Gelişmekte olan ekonomilerde esnek kur sistemi yürütülür ancak dış borç yükünün fazla olması şartları zorlar. Hem kur hem faiz baskısı altında ilerlemek zordur.

Tam Sermaye Hareketliliğinde Faiz ve Döviz Kurunun Dengesi

Yukarıda dediğimiz gibi Türkiye esnek döviz kuru rejimine sahiptir. Tam sermaye hareketliliği uygulanmaktadır. Sermaye girişine sürekli ihtiyaç vardır. Bunun için yabancı yatırımcının temel aldığı husus faiz oranı ve döviz kurudur. İkisini de aynı anda kontrol etmek zordur. Faiz yüksek tutulduğunda sermaye girişi artar, ülkeye döviz girişi olduğu için döviz kuru düşer. Ucuzlayan döviz sayesinde ithalat artar, ihracat düşer. Her ikisini de dengede tutmak için çok güçlü para piyasası araçlarına ihtiyaç vardır. Merkez bankasının güçlü müdahalesi gerekmektedir. Kırılgan yerimiz burası. Doğru teşhis, doğru tedaviyi getirir.

Yakın geçmişte yabancı yatırımcılar Türkiye’ye çok para transferi yapmışlardı. Ülkeye çok döviz girişi yüzünden uzun yıllar döviz kurunun düşük olmasına sebep olmuştu. Döviz arzı, döviz talebinden fazla olduğu için kur yükselmedi. Gelen sıcak paranın yatırıma dönüşememesi yüzünden lüks tüketim harcamalarında artışa
sebep olmuştur. Yabancı sermaye ve sıcak para girişi azaldığında durum tersine dönmeye başlamıştı. Bu durumda zaten kırılgan ekonomi açmaza girmiştir. Düşük kur, düşük faiz olayı cari açığı olmayan ekonomilerde geçerlidir. Gelen sıcak paranın kısa vadede olumlu etkisi olsa bile orta ve uzun vadede sermaye girişi
azaldığında ekonomi krizle karşı karşıya bırakacağı gerçektir.

Gördüğümüz odur ki ekonomi yönetimi bir bütündür. Maliye Politikaları, Para ve Döviz politikalarının bütünlüğü ve devamlılığı şarttır. Dünyayı tersinden okumaktan vazgeçmemiz lazımdır. Yoksa iyileşmek için doktora giden hastayı yanlış tedavi ile kaybetmek riski ile karşı karşıyayız.